Karın Germe
Karın germe ameliyatını, karın duvarına ait göbek deliği çevresindeki doğal kıvrımları, orijinaline uygun bir şekilde yeniden oluşturulur. Karnınız gerildikten sonra dümdüz bir görünümü olmaması için…
Karın, insanın dış görünümünü etkileyen, estetik önemi olan bir bölgedir. Karında doğum sonrası oluşan çatlaklar, karın kaslarının anatomik olarak gevşemesi sonucu karın bölgesinde dolgunluk ve sarkmalar olabilir.
Abdominoplasti, orta ve alt karın bölgesindeki fazla deri ve yağ dokusunun alınmasını, karın duvarı kaslarının eski gerginliğine ulaşmasını sağlayıcı bir ameliyattır. Kişinin arzusuna bağlı olmak üzere abdominoplasti ameliyatı ile birlikte bel inceltme ya da liposuction ameliyatı da bir arada uygulanabilir.
Bu ameliyat için en uygun adaylar, iyi bir karın şekline sahip olup, diyet veya egzersizle giderilemeyen karında yağ fazlalılığı ve deri gevşekliği şikayeti olan kadın ve erkeklerdir. Abdominoplasti, birkaç gebelik sonrası karın derisi ve kasları normale dönemeyecek kadar deforme olmuş kadınlar için özellikle çok yararlıdır. Deri elastikiyetinin kaybı ile birlikte bir miktar yağlanma şikayeti olan daha yaşlı hastalarda da bu ameliyat iyi sonuç vermektedir. Önemli ölçüde zayıflamayı planlayan hastalar ameliyatı ertelemelidir. Aynı zamanda gelecekte hamile kalmayı düşünen kadınların, ameliyat sırasında sıkılaştırılan karın kasları gebelik ile gevşeyebileceğinden, ameliyat olmak için gebelik sonrasını beklemeleri önerilir. Abdominoplasti iki şekilde yapılabilir. Sadece alt karın bölgesinde hafif derecede çatlak ve sarkma olan kişilerde mini-abdominoplasti uygulanır. Ciddi derecede çatlak ve sarkmış olan karınlarda total abdominoplasti işlemi uygulanır.
Total abdominoplasti, tam teşekküllü bir hastanede genel anestezi altında yapılır ve yaklaşık 3 saat süren bir ameliyattır. Karnın alt kenarında kasığın hemen üstünden bir kalça kemiğinden diğer yandaki kalça kemiğine dek uzanan bir kesi yapılır. Göbeği çevre dokulardan serbestleştirmek için, göbek çevresine ikinci bir kesi yapılır. Karın derisi tamamen, kaburga kenarına kadar alttaki karın kaslarının üzerinden kaldırılır. Karın kasları bir araya getirilerek sağlamlaştırılır, böylece daha sıkı bir karın duvarı ve daha ince bir bel hattı elde edilir. Karın üzerinden kaldırılan deri aşağıya doğru gerilir ve fazla deri kesilerek alınır. Gerdirilen karın derisinde göbek için yeni bir delik açılarak, sapıyla serbestleştirilmiş olan göbek buraya yerleştirilip dikilir. Sonuçta, kesi hatları dikilir; pansuman örtüleri ile örtülür ve toplanabilecek fazla sıvıyı boşaltmak için yara bölgesine geçici bir ince tüp yerleştirilebilir.
Mini-abdominoplastide, deri, sadece kesi hattı ile göbek deliği arasındaki bölgede kaldırılır. Deri aşağıya doğru çekilir, göbek deliğinde yer değişimi olmadan fazla deri kesilip atılır, kesi hattı dikilir.
Hastanın durumuna göre 1-3 gün hastane bakımı gerektirir. Hasta, ameliyatın ertesi günü bir kişinin yardımını alarak ayağa kalkıp yürümeye başlayabilir, 3-4 gün sonra yardımsız, ancak ağır hareketler ile yürüyebilir. İlk hafta içinde karın bölgesine yük binecek hareketlerden uzak kalınması gerekir. Kişinin kendisini iyi hissetmesi halinde, 7-14 günlük ev istirahatını takiben ofis ortamında masa başı işlerini yapabilir. İlk 2 hafta korse ya da bandaj uygulaması önerilir. Spor ve egzersizlere 1 ay sonra hafif olarak başlanabilir. Mini-abdominoplasti, total abdominoplasti ameliyatı kadar geniş bir bölgeye uygulanmaz. Bu nedenle ameliyat süresi ve ameliyat sonrası iyileşme süresi yarı yarıya daha kısadır.
Uyguladığımız ameliyat teknikleri ile karındaki fazlalık dokuların çıkarılmasının yanı sıra göbek bölgesinin doğal kıvrımları da orijinaline uygun bir şekilde oluşturulur. Derideki ameliyat izi, bikini ya da iç çamaşırın içinde kalacak şekilde tasarlanır. Ameliyat gizli dikişler ile tamamlanır, deri yüzeyinde dikiş olmaz. Ameliyat izleri ilk aylarda kırmızı renkli ve oldukça belirgindir. Bu izlerin rengi aylar içinde soluklaşarak normal deri rengine yaklaşır ve belirginliği azalır. Arzu edilmeyen gerginliğe bağlı olarak ortaya çıkabilen kötü izler lokal anestezi altında revizyon yapılarak düzeltilebilir.
Abdominoplasti uygulamasının hemen ardından karın bölgesinin görünümünde son derece çarpıcı bir düzelme dikkati çeker, yaşam kalitesinde ciddi bir artış izlenir. Abdominoplasti, sadece karın bölgesindeki fazla ve sarkmış dokulardan kurtulmanızı sağlamakla kalmaz, kendinize olan güveninizi de arttırıcı niteliktedir.
Devamını oku >>>
15:00 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Kaş Kaldırma
Kaş kaldırma ameliyatları, üst yüz ya da alın germe ameliyatının içinde (bkz. Yüz Germe ), Blefaroplasti ameliyatı ile kombine edilerek ya da tek başına uygulanabilir. Kaşlarda sarkıklık ve düşüklük söz konusu olan durumlarda alın germe ameliyatı daha uygun bir seçenektir. Kaşlarda herhangi bir sarkma söz konusu olmayıp kenarlarının kalkması arzu edildiğinde alın germe işlemini uygulama gereği yoktur. Tek başına kaş kaldırma girişimi hastanede yatış olmadan, lokal anestezi altında uygulanabilir. Ameliyat, saçların arasından yapılan birkaç cm. lik kesi içinden girilerek kaşların altındaki dokuların yukarıya doğru asılması şeklinde yapılır. Ameliyattan sonra rahatsızlık verecek derecede ağrı oluşmaz, kişi günlük hayatına hemen dönebilir. Ameliyatı takiben 2 gün sonra banyo yapılabilir. Ameliyat, saçlı deri içinden girilerek yapıldığı için birkaç cm. lik izler dışarıdan bakıldığında gizli kalır ve görünmez.
Kaş kaldırma girişimi ile daha genç bir görünüme, daha canlı ve etkileyici bakışlara sahip olabilirsiniz.
Devamını oku >>>
14:59 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Yüz Germe
İnsan yüzünde stres, yer çekimi, sigara ve güneşin olumsuz etkileri yaş ilerledikçe ortaya çıkmaya başlar. Yaşlanmanın ilk belirtileri 30’lu yaşlarda fark edilmeye başlar, 50 li yaşlarda ise yerleşik bir görünüm kazanır. Yaşın ilerlemesi, yüzdeki tüm dokuları etkiler. Yüz kemikleri zayıflar, incelir, hacimlerini yitirir. Kaslar zayıflar, gevşer ve yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar. Yağ dokusu zayıflar, azalır ve incelir. Altındaki yağ dokusunun zayıflaması ile deri bollaşır, buruşur, elastikiyetini yitirerek tüm yumuşak dokular ile birlikte sarkma yapar. Bu mekanizma ile yüzdeki statik çizgiler ortaya çıkar. Diğer taraftan mimik kaslarının yıllarca çalışıp üzerini örten deri üzerindeki kıvrımları belirginleştirmesi ile dinamik çizgiler de ortaya çıkar. Yüz, alın ve göz çevresi çizgilerinin belirginleştiği, kaş, yanak, çene altı ve boynun sarktığı, göz kapaklarının yağ torbacıklarının belirginleştiği bir hal alır ve sonuç olarak daha yaşlı, yorgun ve çökmüş bir görünüm kazanır. Yüz germe işlemi, ilerleyen yaşın bu tür etkilerini hisseden her sağlıklı kişiye uygulanabilir. Yüz germe işlemi ile birlikte göz kapaklarının gerilmesi, estetik burun ameliyatı, çene büyütme, çene küçültme, çene altına liposuction, yağ ve doku injeksiyonu uygulamaları da yapılabilir.
Yüz, anatomik olarak üç farklı bölgeye ayrılır ve gençleştirmeye yönelik olarak yapılacak cerrahi girişim için her bölge ayrı ayrı değerlendirilir. Üst yüz, şakak bölgesi, alın ve kaşları içerir, bu bölgeye uygulanan girişim üst yüz germe işlemidir. Orta yüz, yanak bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim orta yüz ya da yanak germe işlemidir. Alt yüz, çene altı ve boyun bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim alt yüz ya da boyun germe işlemidir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi girişim uygulanabilir.
Üst yüz germe, kaşları kaldırmaya, alın ve şakak bölgesini germeye yönelik olarak yapılır. Klasik ameliyat tekniği ile saçlı bölgeden her iki kulak kepçesinin arasındaki mesafe kesilir, alın derisi sıyrılarak gerdirilir. Bu teknik oldukça kanamalı olur ve saçların içinde uzun bir ameliyat izi bırakır. Ancak, uyguladığımız modern endoskopik teknik ile saçların arasında 2 cm uzunluğunda 4 adet kesi ile ameliyat kanamasız bir şekilde yapılır ve saçların içinde belirgin yara izi kalmaz, sonucu doğal ve kalıcıdır.
Orta yüz germe işlemi, yanakların sarkıklığını gidermeye ve yanak derisini germeye yönelik olarak yapılır. Yanaklar; kaslar, yağ tabakası ve deri ile birlikte sarkar. Bu işlem, sadece deriyi gerdirerek yapıldığında, derindeki yağ tabakası ve kasların sarkıklığı sadece kamufle edilir, kısa bir süre içinde de etkinliğini yitirir.
Doğru olan teknik ise yanak kaslarının, üzerindeki yağ tabakası ve kılıfı ile birlikte yukarıya asılmasıdır. Bu şekilde yanak dokularının gençlik yıllarındaki pozisyonu sağlanır, ayrıca üzerini örten deri de gerginleştirilir. Böylece en etkin ve kalıcı sonuç, aynı zamanda da doğal bir görüntü elde edilmiş olur. Ameliyatın kesisi kulak önü ve kulağın iç kısmından yapılır, bu sayede karşıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz. Yanak germe işleminde endoskopik teknik uygulandığında ise sadece saçlı deri içinde 2 cm uzunluğunda izler kalır.
Kulak önü ve arkasını dolaşan ameliyat kesisi (mavi çizgi)
Derinin kaldırıldığı alan
Germe işlemi
Boyun germe işlemi genellikle orta yüz germe işlemi ile bir arada uygulanır. Yanak germe işleminde yapılan ameliyat kesisi kulak arkasından saçlı deriye doğru uzatılır. Boyun derisi ve kasları serbestleştirilerek yukarıya doğru asılır. Boyundaki sarkma ve kırışıklıklar giderilir, çene açısı belirginleşir, gergin bir boyun görünümü kazandırılır. Kesi, kulak arkasında kaldığı için, dışarıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz.
Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede genel anestezi altında yapılır. Her bir yüz bölgesine uygulanan işlem 1,5-2 saat sürer, tüm yüzü germe işlemi 6 saat sürebilen bir girişimdir. Hastanede kalış süresi 1-2 gündür. Ameliyatı takip eden 3 gün boyunca yüz, hafif baskılı bir bandaj ile sarılı kalır. Ameliyattan sonra yüz bölgesinde ağrı, gerginlik hissi, ödem (şişlik), morarma ve deri yüzeyinde uyuşukluk gibi şikayetler olabilir. Ağrı rahatsız edecek şiddette olmaz ve ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Şişlik ilk birkaç hafta içinde hızla azalır, geri kalan ve dikkat çekecek kadar belirgin olmayan hafif şişliğin kaybolması ve cildin yüz üzerine tam olarak oturması yaklaşık 6 ay sürer. Şişliğin hızlı bir şekilde düzeldiği ilk birkaç hafta içinde cilt yüzeyindeki gerginlik hissi ve uyuşukluk da azalarak kaybolur. Kalıcı uyuşukluk sık rastlanan bir durum değildir. Ameliyat bölgesindeki morlukların kaybolması ise kişinin hassasiyetine göre değişebilir. Bu süre hassas kişilerde 15 güne kadar uzayabilir. Ameliyatın hemen ardından ödem ve morluklardan dolayı yüzünüz tanınmayacak bir haldedir, ancak ödem ve morluklar azaldıkça, yaklaşık 7-10 gün sonra gerçek yüz hatlarınız ortaya çıkmaya başlayacaktır.
Ameliyattan 1 hafta önce, mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkan dinamik çizgilerin tekrar oluşmasını engellemek ve bu kasların ameliyat öncesi gevşemesini sağlamak üzere botox uygulaması, 1 ay sonra ise yüz cildinin canlılığını ve tazeliğini kazandırmak üzere peeling uygulamaları önerilir.
Alın, yanaklar ve boyun bölgesini içeren yüz gençleştirme ameliyatları, yurdumuzda endoskopik yüz germe tekniği uygulamalarının öncülüğünü yapmanın verdiği gururla ameliyat riskleri en aza indirilerek ve son derece güvenli bir şekilde yapılmaktadır.
Yüz germe ameliyatı, kişinin yaşlanmasını durdurmaz. Yaşlanma, her şeye rağmen devam eden bir süreçtir ve yapılan ameliyattan sonra da devam eder. Bu ameliyat, kişinin içinde bulunduğu yaştan daha genç görünmesini sağlayıcı niteliktedir. Yüzünüz normal görünümünü kazandığında yüzünüzde çarpıcı bir gençleşme fark edeceksiniz.
14:55 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Blefaroplasti
Göz altı yağ torbalarınız çıkarıldıktan sonra gözünüzün çevresinde çukurlaşmış bir görünüm istemiyorsanız… Bunu başarabilen nadir merkezlerden biri olarak, özel tekniklerimizi size sunuyoruz. Fark, ayrıntılarda gizlidir.
Göz kapakları, insanın yüz ifadesini ve dış görünümünü etkileyen, estetik ve aynı zamanda fonksiyonel önemi olan bir organdır. İlerleyen yaşın, yüz üzerindeki etkilerinin ilk ortaya çıktığı yerlerden biridir. Yaş ilerledikçe üst göz kapağı derisinde bollaşma, kaş ile birlikte, bollaşan bu deride aşağı doğru sarkma oluşur. Alt göz kapaklarında ise deride bollaşma, kırışıklık ve göz altı torbalarının belirginleşmesi dikkati çeker. Bu durum, kişinin göz kapaklarında ağırlaşmaya, yüzünde ise yorgun, üzgün, düşünceli ya da kızgın görünen bir ifadeye yol açar.
Blefaroplasti ameliyatları bu tür şikayetleri düzeltmeye yönelik olarak yapılan girişimlerdir. Alın kırışıklığı ve kaşlarda sarkıklığın söz konusu olduğu durumlarda üst yüz germe ameliyatı, yanaklarda sarkıklığın söz konusu olduğu durumlarda ise yanak kaldırma ameliyatı, göz kapaklarına yönelik yapılan girişime ek olarak yapılabilir. Alt ve üst göz kapakları, konumları ve anatomik yapıları farklı olduğu için ayrı ayrı değerlendirilir, uygulanan cerrahi girişimin niteliği de farklıdır. Ameliyat, üst göz kapağında kıvrım çizgisi üzerinden, alt göz kapağında kirpiklerin hemen altından girilerek yapılır, bu sayede ameliyat izleri -zaten belirgin değildir- gizli kalır.
Üst göz kapağı derisindeki bollaşma, hem dikey, hem de yatay doğrultuda olmak üzere iki boyutlu olarak, yeni geliştirdiğimiz bir teknik ile düzeltilmekte ve ayrıca göz kapağına dolgun görünümünü veren yağ torbacıkları da alınmaktadır. Alt göz kapaklarında kırışıklık oluşturan bollaşmış deri düzeltilmekte, dışarıya doğru bombelik oluşturan yağ torbacılarının pozisyonu değiştirilmektedir. Yeni geliştirilmiş olan bu teknik sayesinde yağ torbacıkları alınarak yapılan klasik tekniklerin uygulandığı ameliyatlarda oluşan yaşlı bakış ifadesi ortadan kaldırılmaktadır.
Blefaroplasti ameliyatları genel ya da lokal anestezi altında yapılabilir. Blefaroplasti ile birlikte ek bir girişim planlanıyorsa genel anestezi tercih edilir. Her bir göz kapağının düzeltilmesi yaklaşık 30-40 dakikadır.
Ameliyattan sonra aynı gün eve dönülebilir. Rahatsız edici bir şekilde ağrı şikayeti oluşturmaz. Göz kapaklarında ameliyatın etkisinden kaynaklanan ödem (şişlik) ve morarma oluşur. Ödem ve morluklar, yapılan girişimin derinliğine ve kişinin hassasiyetine göre 5-7 gün içinde azalır. Göz kapaklarının derisinin tam olarak oturması ve şekillenmesi 4-6 ay sürer, ancak bu süre içinde görünüm ile ilgili herhangi bir şikayet oluşturmaz.
Göz Kapaklarındaki Cil Fazlalıkları
Göz Kapaklarındaki
Yağ Torbacıkları
Uyguladığımız teknikler, bakışlarda canlanma, üzgün, yorgun ve kızgın görünen yüz ifadesinde düzelme ve gençleşme sağlayacaktır.
14:53 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Rinoplasti - Burun Estetiği
Ameliyat olmayı düşünüp de sonunda burun çöküklüğü, burun yamukluğu, burun ucunda düşme, nefes alamama gibi sıkıntıları yaşamak istemiyorsanız… Arzu ederseniz artistik, arzu ederseniz naturel bir burun… Hem de nefes alma ve horlama problemlerinizi çözerek. Kliniğimizin farkıyla…
Burun, yüz görünümünü etkileyen estetik ve fonksiyonel bir organdır. Rinoplasti ise burnu şekillendirmeye yönelik yapılan cerrahi girişimdir. Rinoplasti ameliyatı ile burnun büyüklüğü arttırılabilir ya da azaltılabilir, burun ucu şekillendirilebilir. Burun delikleri küçültülebilir. Burnun dudakla ve alınla oluşturduğu açılar değiştirilebilir. Burundan nefes alma zorluğu olduğu durumlarda, nefes alma problemlerini çözmeye yönelik müdahaleler (septoplasti, konka rezeksiyonu...) ile birlikte yapılabilir. Özellikle burun cerrahisinde estetik ve fonksiyon birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bu bağlamda başarılı burun ameliyatı yüzünüzle uyumlu doğal bir burun görüntüsü sağlamalı ve nefes almayı daha da rahatlatmalıdır.
Burun ameliyatlarının başarısı, kişinin burnu ile ilgili problemleri ve beklentilerini doktoruna tam olarak ifade etmesine bağlıdır. Bu nedenle ameliyatla ilgili beklentilerinizi ve burnunuza ait sorunları tartışmanız, yapılacak girişimin planlanması konusunda doktorunuzu yönlendirecektir. Gerçekçi olmayan ya da mükemmeli hedefleyen beklentiler kişide hayal kırıklığı oluşturabilir. Bu nedenle burun ameliyatlarından sonra mükemmel bir görünüm değil de, daha iyi ve uyumlu bir görünüm beklentisi içinde olan kişiler ameliyattan memnun kalırlar.
Rinoplasti ameliyatını standart bir şekilde yapmamaktayız, hastanın ihtiyaçlarını karşılayacak, kişiye özel rinoplasti cerrahisi uygulanmaktadır. Gerçekçi beklenti, sağlıklı birey ve psikolojik denge rinoplasti adayı için önemli kriterlerdir.
Hastaya ait özellikler sonucu etkiler;
Yaş : Erkeklerde 17, kızlarda 16 yaştan itibaren bu ameliyat yapılabilir.
Burun derisinin kalınlığı
Burun eğriliği (aksı)
Burun büyüklüğü
Daha önce geçirilmiş burun ameliyatları
Yara iyileşme problemleri
Doktorunuz tarafından burun içi ve dışı ayrıntılı bir şekilde muayene edilir. Ek bir hastalık ve problem var ise bu aşamada tespit edilir (sinüzit, nazal polip vs ...). Rinoplasti ameliyatınız için gerekli (6 değişik açıdan) fotoğrafınız çekilir. Bu pozlar ameliyatınızı planlamada kullanılır. Ayrıca digital kamera ile alınan görüntüler üzerinde bilgisayar ortamında çalışma yapılır. Böylece ameliyat sonrası görüntü hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Ameliyat kesileri burun deliklerinin içinden yapıldığı için dış görünümde herhangi bir ameliyat izi olmaz.
Ameliyat, genel anestezi altında, tam teşekküllü bir hastanede yapılır. Ameliyat süresi hastadaki problemlerin büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Ortalama 2 saattir. Ameliyat sonrası en fazla bir gece hastanede kalınır. Ameliyatın sonunda burun deliklerine tamponlar ve burun üzerine plastik bir atel yerleştirilir. Ameliyatı takiben göz çevresinde şişlik ve morarma oluşur, ilk birkaç gün burun deliklerinden kanlı sızıntı olabilir, rahatsız edecek derecede ağrı olmaz, olabilecek hafif ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile kolayca giderilebilir. 1-3 gün sonra tamponlar, 7. gün atel ve dikişler alınır. Takip eden bir hafta burun bandajı uygulanır. Morluklar 7 gün içinde kaybolur. Şişliklerin çoğu ilk 10 gün içinde hızla azalır ve burun son şekline yakın normal bir görünüm kazanır. Bu andan itibaren kişi normal yaşamına dönebilir. Kalan şişliklerin azalması, burnun tam olarak oturması ve son halini alması yaklaşık 6 ay sürer. Ameliyat sonrası en az 2 ay süre ile burnunuzu darbelerden ve güneş ışığından korumanız önerilir. Bu süre içinde gözlük kullanmamanızda da yarar vardır. Düşük bir oranda da olsa burunda kalabilecek belli belirsiz şekil bozuklukları gibi istenmeyen sonuçların oluşması halinde ek cerrahi operasyon gerekliliği her zaman göz önüne alınmalıdır.
Devamını oku >>>
14:51 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Otoplasti - Kulak Estetiği
Kepçe kulak deformitesinin ameliyat ile düzeltilmesi için en uygun yaş 6 dır. Okul içindeki arkadaş çevresinde çocuğun kulağı hakkındaki konuşmalar, çocuğun psikolojik durumunu etkileyip bu durumun kendisinde bir kompleks oluşturmasına yol açabilir. Bu nedenle okula başlamadan önceki dönem bu problemin düzeltilmesi için en uygun zamandır, ancak daha sonra da her yaşta düzeltilebilir.
Çocukluk yaşındaki kişiler tam teşekküllü bir hastanede, genel anestezi altında, erişkinler ise lokal anestezi altında ameliyat edilir. Ameliyat yaklaşık 1 saat sürer. Ameliyat, kulak kepçesinin arka yüzünden yapılır, kulak kıkırdaklarının olması gereken kıvrım hatları zayıflatılarak kalıcı iç dikişler ile şekillendirilir, kulak kepçesi arkaya doğru asılır. Kulağın arka yüzündeki deri gizli dikişler ile kapatılır, deri yüzeyinde dikiş olmaz. Ameliyat olduğunuz gün evinize dönebilirsiniz. Kulak 3 gün süre ile bandajlı olarak kalır. Bandaj çıkarıldıktan sonra duş alınabilir. Ameliyattan sonra kulakta ödem (şişlik) ve morarma olabilir, bu durum 1-2 hafta içinde normale döner. Kulağın son şeklini alması birkaç ay sürebilir, ancak bu süre içinde rahatsız edici bir görüntü olmaz.
Kulağın görüntüsüne yönelik olarak yapılan girişimler ile yalnız kulaktaki şekil bozuklukları değil, aynı zamanda kişinin psikolojik durumunda da çarpıcı bir düzelme sağlanır. Artık kulaklarınızı saçlarınızla kapatmak zorunda kalmayacaksınız.
Devamını oku >>>
14:50 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Meme Büyütme
Meme, kadınlığı simgeleyen, erojen organlardan birisidir. Her kadın, estetik olarak güzel görünümlü memelere sahip olmak ister. Ancak memelerin tek ya da çift taraflı gelişme geriliği ya da gebeliği takiben kilo verme sonucu, memelerin hacmi normalden daha küçük olabilir. Bu gibi durumlarda memeyi, büyültmeye ve dolgunlaştırmaya yönelik yapılan girişimler ile daha dolgun, daha iri, estetik olarak daha güzel görünümlü meme oluşturmak mümkündür. Büyütmenin oranı, kişinin arzusu, mevcut memenin durumu ve göğüs kafesinin ölçüleri dikkate alınarak belirlenir. Dolgunluğunu yitirmiş, gevşemiş ve ileri derecede sarkmış olan memelere, tek başına protez yerleştirme ameliyatı uygulandığında gevşemiş olan meme dokusu, protezin üzerinden yine sarkma yapabilir. Bu tür memelerde protezin yerleştirilmesi ameliyatına ek olarak meme dikleştirme ameliyatı da yapılmalıdır.
MEME PROTEZLERİ
Meme büyütmek için kullanılan materyal, silikon protezlerdir. Silikon vücut için zararlı bir madde değildir. Silikon inert bir maddedir, yani vücut içine yerleştirildikten sonra organizma ile kimyasal reaksiyona girmez, moleküler yapısı değişmez. Silikon ile meme kanseri arasında herhangi bir ilişki olmadığı bilimsel bir gerçektir.
Protezler içinde bulundurdukları maddeye göre 2 gruba ayrılırlar:
1. Serum fizyolojik içeren protezler
2. Silikon içeren protezler
Protezler, şekillerine göre 2 gruba ayrılırlar:
1. Yuvarlak protezler:
Yarım küre şeklindedirler. Yerleştirildikten sonra memenin üst yarısında da dolgun bir görünüm oluştururlar.
2. Anatomik (damla şeklinde) protezler:
Damla şeklindedirler. Şekilleri, memenin doğal şekline daha uyumludur. Yerleştirildikten sonra memenin alt yarısında dolgun bir görünüm oluştururlar.
PROTEZLERİN YERLEŞİM YERLERİ
Meme, yağ dokusu ve süt bezlerinden oluşmuştur. Memenin altında, meme ile göğüs kafesinin arasında göğüs kası bulunur. Protezler, ya meme ile göğüs kasının arasına yani kas üzerine, ya da göğüs kası ile göğüs kafesi arasına yani göğüs kası altına yerleştirilebilir.
PROTEZ YERLEŞİMİ İÇİN GİRİŞ YERLERİ
Protezler göğüs bölgesine 3 farklı yerden girilerek yerleştirilebilir:
1- Meme başı çevresi
Ameliyat kesisi, meme başı çevresinin koyu renkli bölgesinin çevresinde, yaklaşık 4 cm. uzunluğunda yarım çember şeklindedir. Meme başı çevresinden kesi yapıldığında protezin yerleştirileceği bölgeye, süt bezleri kesilerek ulaşılır, protezin yerleştirileceği bölgeye ulaşmak için süt bezlerinin kesilmesi, olası bir doğumdan sonra emzirmeyi olumsuz etkileyebilir, meme başının duyusunu sağlayan sinir etkilenebilir, bu durumda meme başında geçici ya da kalıcı uyuşukluk oluşabilir. Ameliyat kesisi, meme başının çevresinde silik bir iz bırakarak iyileşir.
2- Meme altı kıvrım çizgisi
Meme altı kıvrım çizgisi üzerinden, ya da bu kıvrımı oluşturacak çizgi üzerinden 4 cm. uzunluğunda kesi yapılır. Ameliyat kesisi, meme altı kıvrım çizgisinde silik bir iz bırakarak iyileşir. Meme altı kıvrım çizgisinden girerek protez yerleştirildiğinde süt bezleri zarar görmez, olası bir doğumdan sonra emzirme problemi oluşmaz, meme başının duyusunu sağlayan sinirin etkilenme ihtimali daha azdır. Bu nedenle meme başının uyuşukluğuna sık olarak rastlanmaz.
3- Koltuk altı
Koltuk altında, derinin katlandığı çizgiler üzerinden 1.5-2 cm. uzunluğunda bir kesi yapılarak, memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir. Protezler, bu yolla genellikle göğüs kasının altına yerleştirilirler. Protez, bu yolla bilhassa kas altına yerleştirildiğinde infeksiyon riskini oldukça azaltır. Ameliyat kesisi koltuk altında olduğu için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz. Koltuk altındaki ameliyat izi ise kıvrım çizgileri içinde kaldığından dolayı zamanla kaybolur. Bu yolla yapılan girişimin süt bezlerine hiçbir etkisi yoktur. Olası bir doğumdan sonra emzirme sorunları ortaya çıkmaz. Meme başının duyusunu sağlayan sinirin etkilenme ihtimali çok azdır. Bu nedenle meme başının uyuşukluğuna sık olarak rastlanmaz.
Ameliyatın sonucunu etkileyen kişisel faktörler:
Memelerin mevcut büyüklüğü
Meme tabanının çapı
Meme dokusunun kalınlığı, gevşekliği, dolgunluğu
Memede sarkıklık olması
Göğüs duvarının şekli
Memelerin asimetrik olması
Derinin elastikiyeti
Meme gelişimindeki şekil bozuklukları
Meme büyütme ameliyatı olmak isteyen bir kişinin, doktoru ile karşılıklı görüşmesi gereken 3 konu vardır:
1- Uygun protezin seçimi ,
2- Ameliyatın giriş yeri
3- Protezin yerleşim yeri.
Bu konular hakkında ihtiyacınız olan daha ayrıntılı bilgi, olası riskler ve her seçeneğe ait avantajlar ve dezavantajlar görüşme sırasında sizinle tartışılacaktır. Meme büyütmeye yönelik girişimlerde kullanılacak silikon protezin cinsi ve uygulanacak operasyonun tekniği, kişilerin tercihi dikkate alınarak belirlenir.
Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede genel anestezi altında yapılır ve tercih edilen tekniğe göre 1-3 saat sürer. Hasta, aynı gün ya da ertesi gün hastaneden ayrılabilir. Göğüs bölgesi, yaklaşık 1 hafta bandajlı kalır. Gizli dikiş uygulandığı için deri yüzeyinde dikiş yoktur. Ameliyat olan kişiler, 5-7 gün içinde ağır, yorucu ve uzun süreli olmamak koşulu ile her türlü aktiviteyi yapabilecek kadar iyileşirler.
Meme büyütme ameliyatları ile hem daha dolgun ve güzel görünümlü göğüslere ve daha orantılı bir vücut şekline kavuşacaksınız hem kendinize olan güveninizi de arttıracaksınız.
Devamını oku >>>
14:48 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Meme Küçültme
Meme, kadınlığı simgeleyen, erojen organlardan birisidir. Her kadın, estetik olarak güzel görünümlü memelere sahip olmak ister. Ancak memelerin normalden daha büyük ve ağır olması, kişinin fiziki görüntüsünü bozmasının yanı sıra boyun, sırt ve omuz ağrılarına, normal dik duruş pozisyonunun bozulmasıyla kamburlaşmaya, memelerin karın cildi ile temas eden alt yüzeyinin aşırı terlemesi ile pişik oluşması ve mantar infeksiyonlarına, sütyen askılarının omuz üzerinde derin izler bırakmasına sebep olabilir. Büyük ve sarkık memelerin yol açtığı bu tür şikayetlerden meme küçültme ameliyatları ile kurtulmak mümkündür.
Ameliyatın tekniği memelerin büyüklüğüne göre değişmektedir. Son yıllarda geliştirilmiş ameliyat teknikleri ile hafif ve orta dereceli büyük memelerde meme başı çevresi ve meme başından aşağı meme altı çizgisine doğru dikey olarak uzanan minimum izi ile normal büyüklük ve dolgunlukta, son derece dik ve diri meme görüntüsü kazandırmak mümkündür. Bu tür uygulamalarda çıkarılan meme dokusunun miktarına bağlı olmak koşulu ile ameliyat sonrası dönemde doğum yapıldığında anne sütünde bir miktar azalma olabilmesine rağmen emzirmek mümkün olabilmektedir. İleri derecede büyük memelerde ise uygulanan ameliyat teknikleri farklıdır. Bir önceki teknikte tarif edilen ameliyat izlerine ek olarak meme altı kıvrım çizgisi boyunca da iz oluşur ve ameliyat sonrası dönemde doğum yapıldığında emzirmek mümkün olmaz. Ameliyatta uygulanan tekniğe bağlı olmaksızın açık tenli ve yara iyileşme fizyolojisi normal olan kişilerde kalan ameliyat izleri çok belirgin değildir. Ancak izlerin belirginliği yine de kişinin yaşına, genetik yapısına ve derinin yapısal özelliklerine göre değişebilir.
Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede, genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi 3-4 saattir. Hastanede kalış süresi 1-2 gündür. Ameliyat, geniş bir alanı içermesine rağmen ameliyattan sonra kişiyi rahatsız edecek derecede ağrı olmaz. Hissedilen ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Memeler ameliyat sırasında, zaman içinde yerçekiminin etkisi ile yeni şeklini alacağı düşünülerek normalden daha fazla dikleştirilir. Yapılan ameliyatın etkisinden dolayı memelerde ödem (şişlik) ve hafif morarmalar olabilir.
Ameliyattan sonraki memelerin bu görünümü ve ameliyat izleri kişiyi hayal kırıklığına uğratabilir, hatta kişi bu yüzden ameliyat olduğuna pişman bile olabilir. Ancak 3 hafta kadar sonra ödem ve morluklar düzelecek, birkaç ay sonra meme hafifçe aşağıya doğru inecek, memenin alt kenarı normal şeklini kazanacak ve ameliyat izleri yavaş yavaş azalmaya başlayacaktır. Memenin tam şeklini alması ve yara izlerinin azalması için en az 6 ay gerekir. Bu sürenin sonunda, ameliyattan sonra deri üzerindeki yer çekimi ve statik gerilim kuvvetlerin değişiminin etkisiyle ortaya çıkabilecek yara iyileşme problemleri (meme başında kayma, belirgin yara izleri vb.) olursa lokal anestezi altında yapılabilecek küçük girişimler ile düzeltilebilir.
Meme küçültme operasyonları iz bırakıcı nitelikte operasyonlardır. Kliniğimizde, bu tür operasyonlar en az iz bırakacak tasarım uygulamaya özen gösterilmektedir. Meme küçültme ameliyatını takiben kişinin fiziki ve ruhsal durumunda çarpıcı bir düzelme izlenir. Memelerin büyüklüğünden kaynaklanan şikayetler hızla kaybolur, bu şikayetler yerini bir hafiflik ve rahatlık hissine bırakır.
Devamını oku >>>
14:46 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments
Meme Dikleştirme - Mastopeksi
Meme, kadınlığı simgeleyen, erojen organlardan birisidir. Her kadın, estetik olarak güzel görünümlü memelere sahip olmak ister. Ancak gelişim geriliği ya da doğum sonrası kilo kaybı sonucu hacmini yitiren meme dokusu, üzerini saran derinin de bol kalması sonucu sarkık bir görüntü kazanabilir. Dolgunluğunu, diriliğini yitirmiş sarkık memelerin görünümünü mastopeksi ameliyatları ile güzelleştirmek mümkündür. Yeterli bir hacme sahip olmayan sarkık memeler için tek başına mastopeksi ameliyatı yeterli olmayabilir. Mastopeksi ameliyatı sadece memeyi şekillendirici, sarkıklığı giderici bir girişimdir, memeye hacim kazandırmaz. Bu gibi olgularda, mastopeksi ameliyatına ek olarak, hacim kazandırmaya yönelik uygulaması ile normal dolgunluk da sağlanmış olur.
Ameliyatın tekniği memelerin sarkıklık derecesine göre değişmektedir. Hafif sarkıklığı olan olgularda meme başı normal pozisyonuna taşınır ve meme başı çevresindeki bollaşmış olan fazla deri çıkarılır. Bu teknik uygulandığında sadece meme başı çevresinde halka şeklinde bir ameliyat izi oluşur. Sarkıklık fazla ise ayrıca memenin alt yarısından da bollaşmış derinin çıkarılması gerekir. Bu durumda meme başının çevresindeki ameliyat izine ek olarak meme başından alt kenara doğru dikey olarak uzanan bir iz daha oluşur. Bu uygulamalar ile meme başı normal pozisyonuna taşınıp bollaşmış olan fazla deriler de çıkarılarak meme dik ve diri görünümünü kazanır. Aynı girişim sırasında memeye dolgunluk kazandırmak için silikon protezler de yerleştirilebilir. Ameliyatı takip eden yıllarda doğum yapıldığında süt bezleri ve süt kanalları zarar görmemiş olacağı için silikon protez uygulanan olgular da dahil olmak üzere herkes bebeğini emzirebilir.
Ameliyatta uygulanan tekniğe bağlı olmaksızın açık tenli ve yara iyileşme fizyolojisi normal olan kişilerde kalan ameliyat izleri çok belirgin değildir. Ancak izlerin belirginliği yine de kişinin yaşına, genetik yapısına ve derinin yapısal özelliklerine göre değişebilir.
Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede, genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi 2-3 saattir. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyat sonrası kişiyi rahatsız edecek derecede ağrı olmaz. Hissedilen ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Yapılan ameliyatın etkisinden dolayı memelerde birkaç hafta süren ödem (şişlik) olabilir. Ameliyat izleri aylar içinde yavaş yavaş azalmaya başlayacaktır. Memenin tam şeklini alması ve yara izlerinin azalması için en az 6 ay gerekir. Bu sürenin sonunda deri üzerinde değişen statik kuvvetlerin etkisiyle ortaya çıkabilecek yara iyileşme problemleri (meme başında kayma, belirgin yara izleri vb.) olursa lokal anestezi altında yapılabilecek küçük girişimler ile düzeltilebilir.
Mastopeksi ameliyatları daha dik, daha diri, daha dolgun bir göğüs şekli kazandırıcı niteliktedir, bu durum aynı zamanda kendinize olan güveniniz de arttıracaktır.
Devamını oku >>>
14:44 | Etiketler: Plastik Cerrahi | 0 Comments